Tamev Özel Sayısı

GENÇLERE VE KIZ ÇOCUKLARINA İLHAM OLSUN DİYE…

İş dünyasının nabzını tuttuğumuz ve birbirinden etkileyici, ilham veren hikâyelerle okuyucuya yeni ufuklar açmayı amaçladığımız Business Mag Türkiye Mart sayısında, çok özel konukları ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Enerjisi, ışığı, iyiliğe yaptığı yatırımları, vizyonu, şefkati ve zekâsıyla beni derinden etkileyen; TAMEV Derneği Başkanı ve ülkemizin önemli iş insanlarından Nuray Marçak hanımefendinin öncülüğünde hazırladığımız “Yarınları Yazan Kadınlar – Mart Özel Sayısı”nda, farklı sektörlerden liderler deneyimlerini, vizyonlarını ve toplumsal sorumluluk anlayışlarını gençlerin iş dünyasına ve yarınlarına ışık olacak çok özel başarı hikâyeleriyle paylaştı.

Bu anlamlı projeye katkı sunan tüm hikâyelerin kahramanları aynı zamanda kız çocuklarının eğitimi için de destek sundu. Böylesine değerli bir projenin içinde Business Mag ekibi olarak yer almak bizim için büyük bir gurur ve onur. Bu iş birliği için Sayın Nuray Marçak’a en derin teşekkürlerimi sunuyorum.

Ben de kendi hikâyemin ilham olması dileğiyle paylaşmak isterim.

Gazeteci olmak çocukluk hayalimdi. Bulgaristan’da doğdum ve büyüdüm. Jivkov rejimi döneminde Türkçe konuşmanın dahi yasak olduğu bir ortamda, ülkenin tek devlet kanalı olan 1. Kanal’ın ana haber bültenini bir Türk spiker sunuyordu. Adı Neri Terzieva’ydı. Onu her gece hayranlıkla izler ve bir gün benim de gazeteci olacağımı hayal ederdim.

1989 zorunlu göçüyle Türkiye’ye gelmemizin ardından hayalimin ilk tohumları filizlenmeye başladı. Önce Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazandım. Fakültenin henüz birinci sınıfındayken yerel televizyon kanallarında stajyer muhabir olarak haber merkezlerinde çalışmaya başladım.

Ardından televizyon program sunuculuğu, köşe yazarlığı derken okulumu tamamladım ve İstanbul’a dönmeye karar verdim. Ancak burada işler beklediğim gibi gitmedi. Uzun süre ulusal kanallarda iş bulamadım.

Sekreterlik yaptım, tezgahtarlık yaptım, garsonluk yaptım, raportörlük yaptım… Tam ümidimi kaybetmeye başladığım bir anda kuzenimin “Gel internetten başvuru yapalım” demesiyle ülkenin en büyük haber ajanslarından İHA’ya başvurdum.

Başvurum kabul edildi ve uluslararası haberler servisinde editör olarak başladığım görev, gazetecilik yolculuğumda bana büyük kapılar açtı ve vizyonumu geliştirdi.

Daha sonra PR sektörüne hızlı bir geçiş yaparak önce proje ortaklığı yaptım, ardından kendi şirketimi kurarak sağlık iletişimi alanında hizmet vermeye başladım. Sayısız sağlık dosyası ve özel haber hazırlayarak gazetecilik alanında yeni tecrübeler kazandım.

Aynı zamanda 10 dilde yayın yapan HealGlobe’u kurdum ve Türkiye’de iki dilde yayın yapan tek sağlık dergisini hayata geçirdim.

Röportajlarımı kitaba dönüştürdüm ve ciddi satış rakamlarına ulaşan 5 röportaj kitabında eş yazarlık yaptım. Halihazırda yayına hazır iki kitabımız daha bulunuyor.

Bu yolculuk bana çok önemli bir şey öğretti:
Şartlar ne olursa olsun hayallerinden vazgeçme ve pes etme.

Hayat her zaman hayal ettiğin gibi ilerlemeyebilir. Ama sen mücadele etmeye devam et. Vazgeçme. Hayalinin peşinden git. Çünkü eninde sonunda o kapılar sana açılacaktır.

Bir diğer önemli nokta da şu: İşini sadece para kazanmak için değil, en iyi şekilde yapmak için yap. O zaman para zaten sana gelir.

Ve yaptığın her şeyde “Bütünün yararına ne yapabilirim?” sorusunu kendine sor. O zaman işin de, kazancın da, mutluluğun da kat kat artar.

Zorluklar bazen insanı adım atamaz hale getirebilir. Hepimizin hayatında böyle dönemler olur. Benim de oldu.

Oğlum henüz 18 günlükken benimle birlikte röportajlara gelmeye başladı. Onu kanguruda kucağımda uyuturken kitaplarımı yazdım, haberlerimi hazırladım. Şartlar böyleydi. Oğluma bakacak kimsem yoktu, bakıcı tutacak maddi imkânım da yoktu.

Ama yılmadım. Şikâyet etmedim. Şükrettim.

Çünkü koynumda oğlumu büyütürken aynı zamanda hayallerimin peşinden gidebildiğim bir işim vardı.

Bazen olumsuzlukların içinde olumlu tarafı göremeyiz. Gözümüze perde iner. Ama ben o an bunun benim için bir lütuf olduğunu fark ettim. Eğer bir bakıcım olsaydı belki de oğlumun en güzel zamanlarını kaçıracaktım.

Hayat bana hem hayallerime yürümeyi hem de annelik görevimi layıkıyla yerine getirmeyi aynı anda nasip etti.

Bu yüzden şükrediyorum.

Siz de zorlukların içinde kolaylığı görmeye çalışın. En karanlık anınızda bile güneşin doğmaya yakın olduğunu unutmayın.

Ve unutmayın:
Kader gayrete aşıktır.

Kendi kaderinizi kendiniz çizin, kendi hikâyenizi kendiniz yazın.

Yolunuz hep açık, umudunuz hep taze olsun.

Sevgiyle kalın.

Robin Tahir