Kezban Aktaş: “Kendi Doğrularımdan Vazgeçmeden, İyilikle Güçlenerek Yol Aldım”

Hayatını kendi doğrularından ödün vermeden kuran Kezban Aktaş, annelikle değişen merkezini, iş hayatındaki duruşuyla birleştirerek başarıyı iyilikle tanımlıyor. Onun hikâyesi, güçlü olmanın önce kendin olabilmekten geçtiğini hatırlatıyor.

BUGÜN SİZİ SİZ YAPAN EN BELİRLEYİCİ DÖNÜM NOKTASI NEYDİ? O AN, HAYATA VE LİDERLİĞE BAKIŞINIZI NASIL DEĞİŞTİRDİ?

Liseyi bitirdikten sonra 5 yıl süren bir çalışma hayatının ardından evlendim ve anne oldum. Sanıyorum benim için anne olduğum gün hayatımın dönüm noktası oldu. Çalışma hayatında insanlarla ilişkilerinizi, birlikteliğinizi; kısaca iş saatleri içinde olması gereken her şeyi kendiniz belirleyebiliyorsunuz ama annelik öyle değil. Önceliğiniz çocuğunuz ve onun ihtiyaçları oluyor. Benim hayatımda ilk çocuğumun doğumuyla, onun ihtiyaçları yönünde şekil almaya başladı ve annelik benim merkezimin değişimi oldu.

Hayatımda hiçbir zaman lider olmak gibi bir isteğim olmadı ama bulunduğum çok yerde liderliği üstlenmişim farkında olmadan.

İŞ HAYATINDA SİZİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN EN NET ÖZELLİĞİNİZ NEDİR? BU ÖZELLİĞİNİZLE YARINLARA NASIL BİR KATKI SUNDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Daha önce de söylediğim gibi, liseyi bitirdikten sonra çalışmaya başladım. İlk işim aile ortamında, küçük bir mimarlık ofisiydi. Ve çalışma hayatımın en mutlu yılları orada geçti. Daha sonra büyük bir inşaat şirketinde çalışmaya başladım. Fark orada ortaya çıkıyor. Kalabalık içinde, samimi olmayan bir ortamda çalışmak hiç kolay değil. İnsanların egosu, hırsı, çok üzücü ama iki yüzlülükleri içinde, kişilik mücadelesi çok zor. Beni onlardan ayıran en büyük özelliğim ne iş disiplini, ne onlardan daha fazla çalışmamdı. İşimi çok severek yaptım ve daima başarılı bir çalışan oldum. Beni farklı kılan tek şey, zor da olsa olduğum gibi, göründüğüm gibi olmamdı.

Gurur duyduğum bu yanım beni her zaman kendinden emin, kimseye boyun eğmeyen biri yaptı.

KADIN OLMANIN SİZE KATTIĞI EN BÜYÜK GÜÇ NEDİR? GELECEĞİN İŞ DÜNYASINDA KADINLARIN ROLÜNÜ NASIL ŞEKİLLENDİRECEĞİNE İNANIYORSUNUZ? KIZ ÇOCUKLARINA NASIL BİR MESAJ VERMEK İSTERSİNİZ?

Yeniden dünyaya gelsem yine kadın olarak gelirdim. Kadın olmanın zor olduğu bir toplumda gönül rahatlığı ile söyleyebilirim bunu. Geriye dönüp baktığım zaman “El alem ne der?” baskılarına boyun eğmeden, kendi doğrularımdan ödün vermeden; her yaşımda kendime kattığım iyilerle, doğrularla bugünüme geldim. Pırıl pırıl, kendi ayakları üstünde duran; başarılı 2 evlat bana hayatımın hediyesi oldu. En çok da, onlara olabildiğince örnek bir anne olarak kadın olmanın gururunu yaşadım.

İşte bunun içindir ki, TAMEV’in kızlar okusun projesini gönülden destekliyorum. Sevgili kızlarımız okuyun, eğitiminizi tamamlayın ve geleceğin yüz akı gençleri olarak kendi ayaklarınız üstünde durun. Eğitim toplumda başlı başına bir güçtür. Sizler bu gücü topluma, insanlığa faydalı olmak için kullanın. Ve bunun için her şeyden önce kendi gücünüzün farkına varın. O zaman önünüzde aşamayacağınız hiçbir engel olmadığını göreceksiniz.

İYİLİK SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR? HAYATINIZDA SİZİ DERİNDEN ETKİLEYEN BİR İYİLİK ANI YA DA BAŞKASININ HAYATINA DOKUNDUĞUNUZ BİR AN VAR MI?

İyilik benim için ne ifade ediyor? Kimseye haksızlık etmeden adil olabilmek iyiliktir. Hiçbir canlıyı incitmemektir İyilik. Merhamet duygusunu taşımaktır iyilik. İhtiyacı olana dokunmaktır. İyiliği ifade etmek için pek çok tanım sayabiliriz.

Çocuklarım büyüdükten sonra hiç tereddüt etmeden Sivil Toplum Derneklerinde yerimi aldım. Sevgili başkanımız Nuray Marçak’la yolumun kesişmesi ile adıyla müsemma, tam zamanında TAMEV’in iyilik yolculuğunda ben de yerimi aldım. Tek başıma bireysellikten öteye geçmeyecek olan yardımlarımızın TAMEV’in gücüyle birlikte çok daha geniş kitlelere ulaşabildiğini görmenin; açlıktan eğitime her alanda TAMEV’le yol alıyor olmanın mutluluğunu yaşadım, yaşıyorum. Bazı şeyleri adlandırmak, dile getirmek zordur. Çok şükür, bin şükür diyorum sadece.