İletişimci ve marka danışmanı Nida Tecellioğlu, liderliği önde olmak değil; doğru zamanda doğru kararı alabilmek ve gerektiğinde yeni bir yol seçebilmek olarak tanımlıyor. PR ve marka yönetimi dünyasında edindiği deneyimle sakin kalmanın, dinlemenin ve sürdürülebilir etki yaratmanın gücüne inanan Tecellioğlu, cesaretin bazen bir yolu bırakıp kendini yeniden seçebilmek olduğunu söylüyor. Ona göre yarınları yazan kadınlar, hayatın sunduğu tek bir yola değil; cesaret ettikleri her yeni başlangıca güvenen kadınlardır.
Bugün sizi siz yapan en belirleyici dönüm noktası neydi? O an hayata ve liderliğe bakışınızı nasıl değiştirdi?
Bugün beni ben yapan en belirleyici dönüm noktası, doğru sandığım bir yanlıştan zamanında vazgeçebilme cesaretini kendimde bulmam oldu. Kolay bir karar değildi ve ortada yüzleşmeye çekindiğim bir gerçek vardı. Mutlu hissetmediğim bir yolda devam etmek yerine iç sesimi dinledim. O gün anladım ki bazen ilerleyebilmek için bırakmak gerekir. Kendim için aldığım bu karar yalnızca içimi hafifletmekle kalmadı; kariyerimde de daha güçlü adımlar atmamın önünü açtı.
O cesareti gösterdikten sonra hayatım tek bir çizgide akmaktan çıktı. Yeni kapılar açıldı, yeni insanlar, yeni fikirler ve yeni sorumluluklar hayatıma girdi. Aslında değişen yalnızca şartlar değildi; değişen bendim. Daha net, daha kararlı ve daha özgür bir bakış kazandım. Liderliğe bakışım da o noktada şekillendi. Liderlik benim için önde olmak değil; doğru zamanda doğru kararı alabilmek, gerektiğinde geri çekilebilmek ve alan açabilmektir.
GÖSTERİŞTEN UZAK DURMAYI VE İŞİMİN KONUŞMASINI TERCİH EDERİM.
İş hayatında sizi diğerlerinden ayıran en net özelliğiniz nedir? Bu özelliğinizle yarınlara nasıl bir katkı sunduğunuzu düşünüyorsunuz?
İletişim dünyasında PR ve marka yönetimi alanında birçok global markayla çalıştım. Hızlı düşünen, hızlı üreten bir dünyanın içinde farklı projelerle yer almaya devam ediyorum. Bu dünyanın temposu içinde beni ayıran özelliğin, sakin kalabilen bir yapıya sahip olmam olduğunu düşünüyorum.
Ben gözlem yapabilen, herkes konuşurken dinleyebilen ve herkes hızlanırken durabilen bir yapıdayım. Gösterişten uzak durmayı ve işimin konuşmasını tercih ederim. Gürültülü bir başarıdan çok sürdürülebilir bir etki yaratmaya inanırım.
Bu yaklaşımın yarınlara katkısının da daha kalıcı ve daha anlamlı işler üretmek olduğuna inanıyorum. Çünkü gerçek etki, yalnızca görünür olanla değil; zaman içinde bıraktığı izlerle ölçülür.
Kariyerinizde en zorlandığınız dönemi düşündüğünüzde sizi ayakta tutan temel güç neydi? O süreçten çıkardığınız en önemli ders nedir?
Hayatımda zorlandığım dönemler, aynı zamanda en çok öğrendiğim dönemler oldu. Doğru sandığım bir yanlıştan vazgeçme cesaretini gösterdiğim o an, aslında bir bitişten çok bir başlangıçtı.
O süreç bana şunu öğretti: İnsan bazen ilerlemek için bırakmayı bilmelidir.
KENDİNE DÜRÜST OLABİLMEK VE KENDİ SESİNİ DİNLEYEBİLMEK, EN ZOR ZAMANLARDA BİLE İNSANIN YOLUNU AYDINLATIR.
Gerçek güç bazen devam etmekte değil, gerektiğinde yön değiştirebilmekte saklıdır. Bu farkındalık bana hem hayatımda hem de kariyerimde daha net ve daha sağlam adımlar atabilme cesareti verdi.
Kadın olmanın size kattığı en büyük güç nedir? Geleceğin iş dünyasında kadınların rolü nasıl şekillenecek? Kız çocuklarına mesajınız nedir?
Kadın olmanın bana kattığı en büyük güç sezgi ve dayanıklılık. Aynı anda hem hassas hem güçlü olabilmek hem üretip hem toparlayabilmek kadınların en önemli özelliklerinden biri.
Geleceğin iş dünyasında kadınların yalnızca görünür değil, aynı zamanda daha belirleyici olacağına inanıyorum.
SADECE MASADA OTURAN DEĞİL; YÖN VEREN, KARAR ALAN VE STRATEJİ KURAN KADINLARIN SAYISI GİDEREK ARTACAK.
Kız çocuklarına söylemek istediğim şey şu: Hayatınız tek bir yoldan ibaret değil. Cesaret ettiğiniz her an yeni yollar görünür olur. Vazgeçmek bazen kaybetmek değildir; kendini yeniden seçmektir.
İyilik sizin için ne ifade ediyor?
Benim için iyilik sessiz bir sorumluluk. Gösterişten uzak, karşılık beklenmeden verilen bir katkı. Birinin hayatına küçük de olsa dokunabilmek, onun yolunda bir ışık yakabilmek…
Eğer bugün bulunduğum yerde bir anlam varsa, bu anlamı başkalarının yolculuğuna destek olarak büyütmek isterim. Yönetim Kurulu Üyesi olarak yer aldığım TAMEV Derneği ile de bu anlamı daha da büyütmeye çalışıyorum.
Üstlendiğim rol yalnızca bir görev değil; kalbime iyi gelen bir yolculuk.
TAMEV’DE TANIK OLDUĞUM HER HİKÂYE, İYİLİĞİN GERÇEKTEN DÖNÜŞTÜRÜCÜ BİR GÜCÜ OLDUĞUNU BANA YENİDEN HATIRLATIYOR.
Son olarak şunu söylemek isterim: Yarınları yazmak büyük cümlelerle değil; doğru zamanda gösterilen cesaretle başlar. Ve ben o cesarete tüm kalbimle inanıyorum.






