TAMEV Derneği Başkanı Nuray Marçak, iş dünyasındaki deneyimini toplumsal dayanışma ve eğitim projeleriyle birleştirerek iyiliği sürdürülebilir bir harekete dönüştürüyor. Ona göre gerçek başarı; yalnızca kazanmak değil, başkalarının hayatına dokunarak umut ve fırsat yaratabilmektir.
BİZE YAŞAM YOLCULUĞUNUZDAN SÖZ BİRAZ SÖZ EDEBİLİR MİSİNİZ?
Bazı hayat hikâyeleri yalnızca başarılarla değil, verilen mücadelelerle ve başkalarının hayatına dokunabilme cesaretiyle anlam kazanır. Bazen bir karar, bazen bir sorumluluk, bazen de içten gelen bir vicdan sesi insanın hayatının yönünü belirler. Benim hikâyem de tam olarak böyle bir yolculuğun hikâyesi.
Düşerek, kalkarak, sorumluluk alarak ve en önemlisi vazgeçmeden ilerleyerek geçen bir hayat yolculuğu… İş dünyasında alınan kararlar, yönetilen kurumlar ve yürütülen projeler kadar; insanlara dokunabilmenin verdiği anlam ve sorumluluk da bu yolculuğun önemli bir parçası oldu.
Hayat bana erken yaşlardan itibaren şunu öğretti: Başarı yalnızca kişinin kendi hayatında elde ettiği sonuçlarla ölçülmez. Asıl başarı, başkalarının hayatına dokunabildiğiniz ölçüde anlam kazanır.
HAYATIN İLK DEĞERLERİ
“Hayata İstanbul’da gözlerimi açtım. İstanbul’da doğunca insanın iki seçeneği oluyor: ya şehrin hızına ayak uydurmak ya da geride kalmak. Ben ilkini seçenlerden oldum. Çocukluğum, ailemden öğrendiğim en temel değerlerle şekillendi: dürüstlük, güven ve mücadele. Bu değerler yalnızca çocukluk yıllarımın değil, hayatımın her döneminin pusulası oldu. Hem kişisel yolculuğumda hem de iş hayatımda attığım her adımda bu değerler bana yol gösterdi.
Hayat bana erken yaşta sorumluluk yükledi; düşmeyi, kalkmayı ve büyümeyi öğretti. Genç yaşta anne olmanın sorumluluğu ile erken büyümeyi, kendinden çok, sevdiklerim için sorumluluk almayı öğrendim.
BU YOLCULUKTA EN BÜYÜK YAŞAM FELSEFENİZ NE OLDU?
En önemli şey, şartlar ne olursa olsun asla yılmamak ve sürekli kendimizi sorgulayabilmektir.
HAYATINIZA YÖN VEREN YAPI TAŞLARI NELERDİ?
“Daha iyi nasıl yaparım? Hem işimi yapıp hem çocuklarıma iyi bir anne olabilir miyim? Hem ailemi hem kariyerimi birlikte sürdürebilir miyim?” Bu sorular hayatım boyunca bana yön veren sorular oldu. Bu işte neden varım? Niçin yapmak istiyorum? Neden paylaşmak istiyorum? Bu sorular ise bana yol gösteren en önemli ışık oldu. Hayatın içinde düşeriz, kalkarız ve büyürüz. Her düşüş bizi biraz daha güçlendirir. Bazen yara alırız, bazen de o yaraları sarmak için daha uzun yollar yürürüz. Ama en önemli şey kararlılıkla yol almaktır.
ÇALIŞMA HAYATINA NASIL BAŞLADINIZ?
Eğitim hayatım boyunca yönetim, satış, pazarlama ve marka yönetimi gibi alanlarda eğitimler alarak kendimi geliştirmeye önem verdim. Öğrenmenin hayat boyu süren bir yolculuk olduğuna inanıyorum ve hâlâ öğrenmeye devam ediyorum. Çalışma hayatına erken yaşta başlamam bana sorumluluk almayı, mücadele etmeyi ve karar vermeyi öğretti. Kariyerime aile şirketlerimiz olan En-Sa Turizm A.Ş., Derinteks A.Ş. ve Çözüm Menkul Değerler’de yönetim kurulu görevleriyle başladım. İlerleyen yıllarda bu şirketlerde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlendim. 1990 yılından itibaren Boğaziçi Grup bünyesindeki şirketlerin kurucu ortakları arasında yer aldım. 2008 yılında ise Marçak Otomotiv Pazarlama ile otomotiv sektörüne de adım attım. Çalıştığım sektörlerin büyük bölümü erkek egemen sektörlerdi. Zaman zaman kadın olmanın zorluklarını yaşadım, zaman zaman ise bunun sağladığı avantajları gördüm. Ama hayat bana şunu öğretti: Dezavantajları avantaja çevirebildiğiniz zaman güçlenirsiniz. Eğer onları bir engel olarak görürseniz, ilerlemek çok daha zor olur.
KADIN OLMANIN SİZE KATTIĞI EN BÜYÜK GÜÇ NEDİR?
Benim için kadın olmak yalnızca güçlü olmak değildir. Kadın olmak; kırıldığında bile yeniden ayağa kalkabilmektir. Kadın olmak; bazen mücadele, bazen merhamet ama her zaman cesaret demektir. Kadın olmak; hayatın yükünü omuzlarken sevgiyi, sabrı ve umudu kalbinde taşıyabilmektir. Kadın olmak; daha titiz, daha detaycı ve daha güzel işler ortaya koyarak başarmaktır.
YAŞAMIN SİZE ÖĞRETTİKLERİNİ BİZİMLE PAYLAŞABİLİR MİSİNİZ?
Yaşam bana yalnızca iş yapmayı değil; insan yönetmeyi, karar almayı, sorumluluk taşımayı ve gerektiğinde fedakârlık yapmayı da öğretti.
İŞ DÜNYASINDA BAŞARI KRİTERİNİZ NEDİR?
İş dünyasında başarı yalnızca sonuç değildir. Başarı çoğu zaman vazgeçtiklerimizin, ertelediklerimizin ve kimsenin fark etmediği emeğin toplamıdır. Ben çoğu zaman konforu değil sorumluluğu seçtim. Herkesin geri durduğu yerde bir adım öne çıkmanın bedelini de ödedim. Ama bunları görünür olmak ya da ödül almak için yapmadım. Doğru olduğuna inandığım için yaptım. Çünkü hayatım boyunca inandığım şeyleri yaptım ve inandığım şeyleri savundum.
İŞ DÜNYASINDA PATRON, GÖNÜLLÜLÜKTE BAŞKAN
Hayatımda iki farklı ama birbirini tamamlayan rol var. Biri iş dünyasında yönettiğim şirketlerdeki sorumluluklarım, diğeri ise gönüllülük alanında yürüttüğüm çalışmalar. Biri profesyonel dünyanın disiplini, diğeri toplumsal sorumluluğun vicdanı. Bazen iş dünyasında aldığım kararların ağırlığını hissederim, bazen de gönüllülük çalışmalarında insanların hayatlarına dokunmanın sorumluluğunu. Ama her iki durumda da yaklaşımım hep aynı oldu: emek, sabır ve vazgeçmemek.
KADINLARLA ÇALIŞMAK SİZE NE KATTI?
Kadınlarla çalışmak liderlik becerilerimi daha aktif kullanmamı gerektirdi. Her zaman kolay olmadı. Zaman zaman sabır, diplomasi ve kararlılık gerekti. Ama şunu gördüm: kadınların olduğu her alan zor olabilir ama aynı zamanda dönüşümün en güçlü kaynağıdır.
Dünyanın Bugünlerde İyiliğe İhtiyacı Var
TAMEV’İN DOĞUŞ HİKAYESİNİ BİZE ANLATIR MISINIZ?
Pandemi dönemi hepimize çok önemli dersler verdi. Belirsizlikler, kayıplar ve zorluklar bana çok net bir gerçeği gösterdi: Dünyanın bugünlerde her zamankinden daha fazla iyiliğe ihtiyacı vardı. Bu düşünceyle 20 Aralık 2020’de TAMEV Derneği’ni kurduk. Amacımız insanlara dokunmak, dayanışmayı büyütmek ve küçük ama etkili değişimler yaratmaktı. Bu düşünceyle başlayan TAMEV kısa sürede “Tamev Kızlar Okusun” projesi ile büyüdü. Bugün bursiyerlerimiz eğitimlerini güvenle sürdüren, özgüven kazanan ve toplumda fark yaratacak bireyler olarak yetişiyor.
TAMEV artık yalnızca bir yardım platformu değil; bir vicdan ve dayanışma hareketi hâline geldi.
KIZ ÇOCUKLARI GELECEĞİN UMUDUDUR!
Çağdaş bir Türk kadını olarak eğitimin gücüne her zaman inandım. Özellikle kız çocuklarının güçlenmesi benim için büyük bir sorumluluk. Çünkü güçlü bir kadın yalnızca kendi hayatını değil, ailesini ve çevresini de dönüştürür.
“Tamev Kızlar Okusun” projesi bu vizyonun en somut örneklerinden biridir. Bugün TAMEV burs programları, sosyal yardım projeleri, gıda bankacılığı çalışmaları ve sürdürülebilir yaşam projeleri ile toplumun farklı kesimlerine dokunmaya devam ediyor. Her projemizin amacı aynı: bir insanın hayatında gerçek bir fark yaratabilmek.
“GERÇEK DEĞER” KAVRAMINI TANIMLAMANIZ GEREKSE, NE SÖYLERDİNİZ?
Bugün geriye dönüp baktığımda hayatın bana öğrettiği en önemli gerçeği çok net görüyorum: Hayatta gerçekten kalıcı olan şey kazandıklarımız değil, paylaştıklarımızdır. Bir insanın hayatına dokunabilmek, bir çocuğun eğitimine katkı sağlayabilmek, zor zamanlarda birine umut olabilmek… İşte gerçek değer tam olarak burada başlar. Ben her zaman şuna inandım: Hiçbir katkı küçük değildir. Her iyilik bir başka iyiliğin başlangıcıdır. Ve dünyayı değiştiren şey büyük sözler değil, vicdanla atılan küçük ama samimi adımlardır.
Bugün biliyorum ki kendi hikâyemizi yazarken başkalarının hayatında da umut olabiliyorsak, işte o zaman gerçekten anlamlı bir iz bırakmış oluruz.
“Başarı asla tesadüf değildir; o, hayallerine inananların sabırla verdiği mücadelenin sonucudur.”
Çünkü hayatın gerçek gücü başarıda değil; paylaşabilmekte, empati kurabilmekte ve iyiliği çoğaltabilmektedir. Ve eğer bunu başarabiliyorsak, geride bıraktığımız en değerli şey yalnızca bir hikâye değil, başkalarının hayatında açılmış yeni umut kapıları olacaktır
KIZ ÇOCUKLARINA NASIL BİR MESAJ VERMEK İSTEERSİNİZ?
Sevgili kız çocukları, hayallerinize inanmayı asla bırakmayın; çünkü inanç, başarıya giden yolun ilk adımıdır. Öğrenmekten, soru sormaktan ve merak etmekten çekinmeyin; bilgi sizin en güçlü silahınızdır. Cesur olun, fikirlerinizi ve duygularınızı ifade etmekten korkmayın; hatalarınızı birer basamak olarak görün ve asla pes etmeyin. Unutmayın, iyilik yapmak, başkalarına yardım etmek ve birlikte güçlenmek sizi hem güçlü hem de mutlu kılar. Hayatın her adımında kendinize güvenin ve asla vazgeçmeyin
Son olarak şunu söylemek isterim:
TAMEV’i seviyoruz… Çünkü cesareti ve aydınlığı temsil ediyor. Farkındalığı ve ilkeleri savunuyor. Nezaketi ve gönüllülüğüyle insanları bir araya getiriyor. Ve inandığı yolda kararlılıkla ilerleyerek umut veriyor.
Bizim hayalimiz; kızlarımızın hayallerinin gerçeğe dönüştüğü, ülkemizin daha aydınlık bir geleceğe yürüdüğü bir yarın.
Bizim hedefimiz; toplumun çağdaş ve güçlü yarınlarını birlikte inşa etmek.
Bizim inancımız ise her zaman umut dolu bir gelecek.
Çünkü inanıyoruz ki; bir kız çocuğunun eğitimi, sadece bir hayatı değil, bir ülkenin yarınlarını değiştirir.






